Bugünkü Haberler

TÜM YAZILARI

İhsan Durak

GÖNÜL YARASI EĞİTİM-ÖĞRETİM SORUNLARIMIZ

Gönlümüzü yaralayan durumları tespit ederek başlayalım söze. Eğitim-öğretim kavramlarını birbirinden ayırmak, eğitim-öğretim sorunlarını  görmezden gelerek, günlük politikalarla  saptanan eğitim – öğretim plan ve proğramları, gelişen ve büyüyen toplumumuz gereksinmenlerine  yanıt verememesi, komşu ülkelerdeki siyasi ekonomik sıkıntılar, göçmen çocukların eğitim -öğretimi…

Eğitim – öğretimi, sadece okullaşma olarak görmek yanlışlığına kapılmamak gerekir.

Eğitim ve öğretim dört bacaklı masaya bezer. Dört bacağın birinci elemanı öğrenci, ikinci elamanı okul ve öğretmen, üçüncü elmanı öğrencinin yaşadığı sosyal, kültürel ekonomik çevre, dördüncü elemani da ailenin sosyal, ekonomik ve kültürel durumudur. Bu ayakların üzerine oturan bir eğitim-öğretim gerçeği.

Bu ayaklardan birinin olumsuzluk içermesi, asıl eğitim elmanı olan öğrencinin geleceğini, olumsuz etkiler.

Yaşadığımız zaman dilimindeki ekonomik, sosyal, kültürel ve ahlaki değerlerin yozlaşması, eğitim- öğretimdeki fırsat eşitliğine sonsuz ve onarılmaz yaralar açar.

Okulu, sınıfı, eğitim-öğretim idaresini öğrenci velilerinin yönetmeye kalkışması, öğretmenin ve öğrencilerinin  değişik tehditler alması, özellikle okullar yakınlarında ki uyuşturucu pazarlamacılarının, cinsel tacizcilerinin saldırılarından korunması kollektif savunmayı gerektirir.

Kırsaldaki öğrencilerin, Türkiye Cumhuriyeti  Devlet kurumlarının  tümünün katılımıyla gerçekleştirilmesi gereken eğitim-öğretim seferberliği ile her türlü saldırı, tehdit ve görünür görünmez olumsuzluklardan arındırılması gerekir.

Bu bağlamda; zorunlu eğitim aşamasında, özel okulların ağırlığının azaltılması,  denetleme, rehberlik hizmetlerinin zamanında, yerinde, anında yapılması anlamlı olur.

Eğitim ve öğretimde  uygulanan, sözleşmeli, sözleşmesi öğretmen uygulamasının yeniden gözden geçirilmesinde büyük yararlar vardır.

Özel okullar öğrenciye müşteri zihniyetiyle yaklaşımının ucu açık bir durumdur.

Eğitim ve öretim planlamaları her değişen iktidara, bakana bağlı kalmamalı, ulusal eğitim için gelecek yüzyılları da içine alcak biçimde planlamalar yapılmalıdır.

Önceliğimiz çocuklarımıza kaliteli, bilimsel yaklaşımlar içinde güzel  gelecek için,huzur, barış içinde insani değerlerin benimsetilmesi ve yaşatılması olmalıdır. Çocuklarımız, karanlık hedefleri olan, kurum ve kuruluşların arkabahçesi durumundaki  mekanlardan uzak tutularak; bilimsel, laik, ulusal, kamusal eğitim ve öğretim içinde gelişip serpilmelerine olanak verilmelidir.

Çocuklarımızın kendilerini özgür, mutlu, huzur içinde  hayallerini geçekleştirebilecek ortamlarda kendi geleceklerini, kendilerinin kurmalarına fırsat verilmelidir.

Çocuklarımız; cemaat, tarikat ve terör yuvalarına  bırakılmayacak kadar değerlidirler. Bugün çocuk ve gençlerine sahip çıkamayan uluslar, tarihin çöplüğünde yerlerini alırlar.

Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün özgün ifadesiyle;

“OKUL, GENÇ DİMAĞLARA İSANLIĞA HÜRMETİ,MİLLET VE MEMLEKETE MUHABBETİ, ŞEREF-İ, ÖZGÜRLÜK ONURUNU ÖĞRETİR.”

Bu anlamda 2019-2020 eğitim – öğretim yılı Tüm öğrencilerimize velilerimize, ulusumuza yararlı olması dileklerimle Öğretmen ve idarecilerimiz sağlık esenlik içinde sonsuz başarılar dilerim,

Tüm gönül yaralarımızın  iyi olması, zihnimizdeki olumsuz, bed duygu ve düşüncelerin yok, ön yargılardan ve at gözlüğü bakışlardan arınmamız öngörüsüyle; Çağdaş, laik ve ulusal eğitime gönül veren eğitimcilerin mekanları yıldızlar, güneş yollarını AYDITLATSIN, MEKANLARINI ışıtsın ve ıstsın.


YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ

Yukarı Geri Ana Sayfa